ÇHD'li Bozkurt: Çerçeve yasa umut hakkı ve demokratikleşmeyle tamamlanmalı

Paylaş:

MERSİN - ÇHD Mersin Şube Başkanı Avukat İsmail Bozkurt, "çerçeve yasa" teklifini "tarihi ancak eksik" olarak değerlendirdi. Bozkurt, kalıcı barış için umut hakkının tanınması, demokratikleşme adımlarının hızlandırılması ve barolar ile sivil toplumun sürece etkin biçimde dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Mersin Şube Başkanı Avukat İsmail Bozkurt, Meclis'e sunulan 12 maddelik "çerçeve yasa" teklifini değerlendirdi. Teklifin tarihi bir nitelik ta-şıdığını ancak kalıcı barış için kapsamının genişletilerek "umut hakkı" ve demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
 
'ADIMLAR SERİ VE ERKEN ATILMALI'
 
Bozkurt, adımı olumlu bulduğunu ifade ederek, "Devlet, 50 yıllık sorun için ilk defa somut ve hukuki bir adım attı. Bu nedenle eksik olsa da adımı tarihi ve olumlu görüyorum. Ancak tek başına yeterli değil. Adaletsizliklerin giderilmesi ve gerileyen demokrasinin tamir edilmesi için bundan çok daha fazla adıma ihtiyaç var" dedi. "​Kasten öldürme" ve 2005 yılı öncesinde işlenen ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezası gerektiren suçların yasa kapsamı dışında tutulmasını "incelikli bir tasarım" olarak nitelendiren Bozkurt, yasayı düzenleyen iradenin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve lider kadroyu şu aşamada dışarıda bırakmayı hedeflediğini kaydetti. Bozkurt, bu durumun hem kamuoyu tepkisini bastırma çabası hem de "umut hakkı" düzenlemesine zemin hazırlığı olabileceğine dikkat çekerek, ​"Amaç örgütün tamamen sona ermesi ve bir daha tarih sahnesine çıkmaması üzerineyse bu maddenin revize edilmesi gerekir. Öcalan'ın çağrısıyla ateşkes ilan edildi, kongre toplanarak fesih kararı alındı ve silahlar yakılmaya başlandı. Örgüt aşama aşama adımlar attı; iktidarın ilk somut adımı ise bu çerçeve yasa oldu. İrade, umut hakkını örgütün tasfiyesi sonrasına bırakmış olabilir. Ancak bir hukukçu olarak umut hakkının bir insan hakkı olduğunu ve istisnasız herkese uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Bu adımlar daha seri ve erken atılmalıdır" diye konuştu. 
 
​'SİYASİ YASAK' VURGUSU
 
​Çerçeve yasanın silahsızlanmayı ve topluma geri dönüşü hedeflediğini belirten Bozkurt, yasadaki hak mahrumiyetlerine ilişkin maddelere dikkat çekti. "Kasten öldürme" dışındaki örgüt suçlarından ceza alanların infaz, soruşturma ve kovuşturmalarının erteleneceğini ancak hak mahrumiyetlerinin doğrudan kalkmayacağını ifade eden Bozkurt,​ "Hak mahrumiyetlerini kaldırma yetkisi Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığındaki komisyona bırakılmış. Denetim sürelerine göre 2 ila 3 yıl sonra karar verilecek. Ben bunu açıkça bir siyasi yasak olarak okuyorum. Silahlı mücadelenin son bulması son derece değerli ancak bunun yanında siyasi mücadele ve örgütlenme özgürlüğü de sağlanmalıdır. Süreci sadece silahlı örgütün tasfiyesi olarak gören anlayış eksiktir; bu haklar demokratikleşme kapsamında tanınmalıdır" dedi.
 
​'BAROLAR SÜRECE ETKİN KATILMALI'
 
​Yasa kapsamında Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığındaki kurul, MGK bünyesindeki komisyon ve Meclis bünyesinde kurulacak 17 kişilik "Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu"na değinen Bozkurt, Meclis Komisyonu'nun işin hukuki boyutuyla ilgileneceğini belirtti. ​Yasa teklifinin alt komisyonlar kurulmasına imkan tanıdığına işaret eden Bozkurt, sürecin toplumsallaşması için şu çağrıda bulundu: "Demokratikleşme bu sürecin olmazsa olmazıdır. Yasa sadece silah bırakmaya odaklanmış, demokratikleşmeye dair adım atmamıştır. Burada 4. güç olan sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşüyor. TBMM'de kurulacak alt komisyonlar aracılığıyla barolar, TBB, TMMOB, Tabip Odaları ve insan hakları örgütlerinin katkısı mutlaka alınmalıdır. Sürecin demokratik bir nitelik kazanması için her STK ve her yurttaş kendini sorumlu hissetmelidir."