İSTANBUL - Çerçeve yasanın bir eşik olduğunu belirten ÖHD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı İshak Demirel, “Yeni yasalar için mücadeleyi sürdüreceğiz" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen çerçeve yasa taslağı Meclis Başkanlığı'na sunuldu. Adalet Komisyonu’nda kabul edilen taslak, 10 Ağustos'ta Meclis Genel Kurulu’nda da kabul edilerek, yasalaştı.
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Eşbaşkanı İshak Demirel, yasanın hukuki boyutuna dair değerlendirmelerde bulundu.
Demirel, “Meclis’teki belki en yüksek oy oranlarıyla geçmiş bir kanundan söz ediyoruz. Bu kanunun eksiklikleri de var. Kamuoyundan da tepkiler oldu. Bu tepkilerin bir kısmı olumlu tepkiler. Mücadeleyi yükseltmek amacıyla olumlu bulduğumuz bazı tepkiler ve eleştiriler var. Bunları göz ardı etmemek gerekiyor. Yasa bir giriş yasası olarak ele alınmalıdır. Bu yasa, Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından daha kapsamlı olabilirdi” dedi.
‘YASAYI BİR EŞİK OLARAK GÖRÜYORUZ’
Yasa kapsamında izleme kurulunun oluşturulacağı ve alt kurulların da kurulmasının beklendiğini belirten Demirel, maddelere de ileriki aşamalarda eklemelerin yapılabileceğini söyledi. Demirel, “Yasayı tarihi bir adım olarak görüyoruz. Bir eşik olarak görüyoruz. Bu yasa Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sonucu değil, bir başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Bu ilk aşamada en azından bir çatışmalı sürecin sonlanması ve pozitif anlamda bir barış sürecine geçiş olarak değerlendiriyoruz. Bu daha önce demokratik hakkını kullanan herkesin bir yargı sopasıyla almış olduğu cezalar, devam eden soruşturmalar, kovuşturmalar açısından baktığımızda bunların sonlandırılması yönüyle olumlu bir yasa olduğunu düşünüyoruz. Kanun da bunları düzenliyor. Bazı istisnalar var. Bu istisnaların da olmaması gerekiyordu. Özellikle 2005 öncesi maddesi. Bu 2005 öncesindeki ağırlaşmış müebbet, müebbet hapis ve 2005'den sonraki ‘kasten öldürmeden’ hüküm almış kişilerin kapsam dışı kalmasını düzenleyen bir yasa. Ancak dediğim gibi istisnaları olmakla beraber bu yasayı bir eşik olarak olumlu bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘UMUT HAKKI'NA İLİŞKİN DÜZENLEME OLMALIYDI’
Hukukçular, siyasetçiler ve halk olarak mücadelelerinin yeni başladığına dikkat çeken Demirel, “Sürecin yürütücüsü, müzakerecisi Kürt toplumu adına Sayın Abdullah Öcalan'ın ‘umut hakkı’na ilişkin bir düzenleme talebi olmasına rağmen bu yasada yer almadı. Ancak yasadan sonraki atılacak adımlar da ‘umut hakkı’ başta olmak üzere eşit yurttaşlık, yerel yönetimler, anadil hakkı gibi düzenlemeler kök yasadan sonra gelmesini bekliyoruz. Hukukçular, siyasetçiler ve halk olarak mücadelemiz yeni başlıyor. Yapılması gerekenler, mücadelenin devam ettirilmesidir. Bu yasa zaten teknik olarak diğer yasalardan farklı çünkü bir Milli Güvenli Kurulu (MGK) kararı şartı getirilmiş. O yüzden Resmi Gazete’de de yayınlandıktan sonra hemen yürürlüğe girmeyecek. Bir de tespit ve teyit için MGK kararı beklenecek. Bunun zamana yayılmaması gerekiyor. Derhal MGK kararının da alınıp Resmi Gazete’de yayınlanması ve yasanın uygulamaya konulması gerekiyor. Uygulamada göreceğimiz adımlar, sürecin de ne şekilde değişeceğini gösterecek. Yine yasada muğlak ifadeler var. Bunların pozitif anlamda kişilerin lehine ve halkın lehine olması gerekiyor. Mesela siyaset yasağı, erteleme kanunlarında düzenleme yapılmalı ve özellikle izleme komisyonunda sivil toplum örgütlerinin yer alması gerekiyor. Eğer bu adımları görürsek en azından sonraki süreçlerin daha pozitif bir adımla geçileceğini ve uygulamadaki bu pozitif adımların halkta da bir güven yaratacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.
YASA EMEK ALANINDA RAHATLAMAYI SAĞLAYACAK
Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tahliyeleri için çerçeve yasaya ihtiyaç olmadığını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmasının yeterli olduğunu belirten Demirel, “Sürgünde olan pek çok Kürt siyasetçi var. Sırf siyaset yaptığı, demokratik hakkını kullandığı için uzun yıllar ceza aldılar. Yine sürgüne gitmek zorunda kalmış arkadaşlarımız var. Avukatı, işçisi pek çok arkadaşımız var. Bunların dönüş yapması ve siyasete atılması pozitif bir hava yaratacaktır. Sivil toplum kuruluşları üzerindeki yargı sopası sonraki adımlarda kanuni değişikliklerle giderilebilir. Silahlı, özellikle PKK açısından yapılan yargılamaların son bulması sivil toplum örgütlerinde, ekonomide, işçilerde, sendikalarda rahatlamayı sağlayacaktır. Bu açıdan önemlidir” dedi.
‘MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yasanın devam eden maddelerinde bir kurul ve alt kurullar yine izleme komisyonu kurulacağı ve yeni yasaların getirileceği düzenlenmiş. Bu maddeyi önemli buluyoruz ve taleplerimizin de bundan sonraki yasal süreçlerde düzenleneceğini umut ediyoruz. Bunun için de mücadeleyi devam ettireceğiz.”