Ömrünün 33 yılını cezaevinde geçirdi: Çağrı son değil bir başlangıçtır 2025-02-28 09:14:30 AMED - Abdullah Öcalan yaptığı tarihi çağrıyı Şex Saîd Meydanı’nda dinleyen 33 yıl cezaevinde tutulan Kasım Karataş, “Sayın Öcalan ilk adımı attı bu bir son değil bir başlangıçtır. Bu mesaj bütün herkesedir. İktidar bundan sonra üzerine düşeni yapmak zorundadır” dedi.  Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısını İstanbul'da kamuoyu ile paylaştı. Ahmet Türk ve Pervin Buldan tarafından okunan çağrıyı Amed’te ki Şêx Seîd Meydanı’nda dinleyenler arasında Dîlok’tan gelen 33 yıl cezaevinde tutulan Kasım Karataş’ta vardı. İzmir’de 1991 yılında gözaltına alınan ve yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) “devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası alan tutsak Kasım Karataş, 33 yıllık tutsaklığın ardından 2 Şubat 2024 tarihinde tahliye edildi.    100 YIL SONRA TARİHİ AÇIKLAMA   Karataş, tarihi çağrıya dair Şêx Seîd Meydanı’nda Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi. Şêx Seîd ve arkadaşlarının idam edildiği yerde yüzyıl sonra tarihin bir açıklamaya tanık olmanın tarih edilmez olduğunu söyleyen Karataş, “Şêx Seîd ve arkadaşları bir savaş istedikleri için değil Kürtlerin özgür yaşam mücadelesinin öncüleri olarak bu meydanda idam edildiler. Halkımızın PKK ile duygusal bir bağı var, bu bir gerçek. Bu meydanda yaşanan duygu boşalmasında da kendini en açık şekilde gösterdi. Her savaşın bir barışı vardır. Her çatışmanın bir sonucu vardır. Önemli olan bunu kendi değerlerini yitirmeden, halkımızın değerlerine sırt çevirmeden yapabilmektir. Tarihin en önemli liderlerinden biri Sayın Öcalan’dır. Öcalan bir şey yaparken asla değerlerin yitirimine götürecek bir adım atmayacağına emin olabiliriz. Bunu 50 yıllık mücadele tarihinde pratikleri ile göstermiştir. Öcalan daha öncede önemli adımlar attı” diye konuştu.    ‘SORUNLAR DUYGU İLE ÇÖZÜLMÜYOR’   PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 2002’de de PKK’yi feshettiğini hatırlatan Karataş, “Devlete bir şans verdi ve o dönem de PKK’yi feshetti. Ama devlet atması gereken adımları atmadığı için 2004’te çatışmalar yeniden başladı ve PKK yeniden ortaya çıktı. Bir kez daha böyle çatışmaların olmamasının önü yapılacak siyaset ve halkın desteği ile mümkün olabilecektir. Halkımız haklı olarak bir duygu boşalması yaşadı ancak mantık duygunun önünde olması gerek. Bu sorunlar duygu ile çözülmüyor” ifadelerini kullandı.     ‘KANI DURDURMANIN YOLU BARIŞTIR’   Filistin halkının yetersiz önderlik nedeniyle kazanımlarını yitirdiğine dikkati çeken Karataş, devamında şunları söyledi: “Şuanda Filistin toprakları bir avuç kalmış durumda. Soruna çözüm yönünde yaklaşılmadığı için böyle oldu. Kürtlerin 21’inci yüzyılda kazanımları var ve bunların korunması gerek. Bugün hem devlet hem de Kürtler değerlerini korumak istiyor. 2013’te bazı klikler yapılan görüşmelerin önünü kesti. Sanki ‘Kürtler süreci bozdu’ gibi ele aldılar ama Kürtler hiçbir zaman bozan taraf olmadı. Sayın Öcalan önemli bir liderdir. Sadece Kürtler için değil bütün Ortadoğu için önemli bir aktör. Bugün fikirleri dünyada tartışılıyor. Sayın Öcalan konuşursa Ortadoğu’da kan akmaz. Bu kanı durdurmak lazımdır. Bunun yolu barıştır.”     ‘BU MESAJ HERKESE’   PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından verilen mesajın sadece Kürtlere dönük olmadığının altını çizen Karataş, “Bu mesaj Türk halkına da yöneliktir. Ortadoğu halklarına dönük bir mesaj verildi. Bugün verilen mesajın İran, Irak ve Suriye’de kurulan yeni rejimin dikkate alması gerek. Kürtler 4 devlette de en önemli güçtür. Sayın Öcalan ilk adımı attı bu bir son değil bir başlangıçtır. Bu mesaj bütün herkesedir. İktidar bundan sonra üzerine düşeni yapmak zorundadır. Kürtlerin hakları güvence altına almak zorundalar. Yeni bir iktidar gelir bu atılan adımları boşa düşürecek pratikler sergileyebilir. Bu olmasın diye iktidar hemen anayasal güvence vermelidir. Bu süreçler kolay kolay ortaya çıkmaz. Bu tarz fırsatlar yüz yılda bir karşınıza çıkmaz. Binlerce insan hayatını kaybetti, sürgün edildi, köyler yakıldı. Bunların yaşanmaması için devlet adım atmak zorunda. Anayasal güvence bir zorunluluktur. Bugün mesajın Şêx Seîd Meydanı’nda verilmesi Şêx Seîd ve arkadaşlarının hayallerinin gerçekleşmiş olması anlamına gelir. Halkımız şuna emin olabilir; bugün verilen mücadelenin, emeklerin, değerin toplamı niteliğindedir, önemli olan bunu finale götürmektir. Bundan sonra herkese daha çok görev düşüyor. Yeni acıların yaşanmaması için en çokta Türk anneleri bu atılan adıma destek vermeleri gerekir” şeklinde konuştu.   MA / Emrullah Acar