Fikirtepe'de 21 yıllık belirsizlik: Devlet de müteahhit de bizi kandırıyor

Paylaş:
İSTANBUL - 21 yıl önce "özel proje alanı", 2011'de kentsel dönüşüm alanı ilan edilen Fikirtepe Mahallesi'nde 2023'te dönüşümün tamalanması sözü verilse de yerine getirilmedi. Mağdur olan yurttaşlar, "Devletle, müteahhit ne farkı kaldı ikisi de bizi kandırıyor"  dedi. 
 
Uzun yıllardır kentsel dönüşüm çalışmaları ve mağduriyetiyle gündemden olan İstanbul'un Kadıköy ilçesine bağlı Fikirtepe Mahallesi, 2005 yılında "özel proje alanı" olarak belirlendi. 2007'de "kentsel dönüşüm alanı" ilan edilen bölgenin uygulama imar planları 2011'de onaylandı. Fikirtepe, Bakanlar Kurulu'nun 2013 tarihli kararıyla da "riskli alan" ilan edildi. 2014'te mahalle için "acele kamulaştırma kararı" çıkarılırken, 2019'da İstanbul 6'ncı İdare Mahkemesi tarafından alınan kararla imar planları iptal edildi. Plansız kalan Fikirtepe için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girdi.  Bakan Murat Kurum, 2020'de sonunda Fikirtepe'de yarım kalan ve hiç başlamayan kentsel dönüşüm projelerini bakanlığın üstlendiğini açıklandı. Bakanlık, Fikirtepe bölgesi için 2021'de çalışmalara başladı ve 2023'te konutların teslim edileceğini açıkladı. Ancak verilen sözlerin aksine Fikirtepe kentsel dönüşümünde 1'inci etapta süreç ilerlerken, 2 ve 3'üncü etaplarda bir çivi dahi çakılmadığı ve hak sahiplerinin 6 aydır kira desteği alamadığı belirtiliyor. 3'üncü etabın imar planlarının 2025'te iptal edilmesiyle durma noktasına gelen sürecin belirsizliği mahallelinin mağduriyet yaşamasına neden oluyor. 
 
Mahalleli Hayri Aydın (65 ) Fikritepe'de ailesinden kalan araziyle geleceğe yatırım yapmak istediğini, ancak 15 yıldır büyük bir mağduriyet yaşadığını söyledi. Aydın, "Fikirtepe'ye geldiğimde 7 yaşındaydım. Babamdan kalan arazileri 2010 yılında müteahhitte yatırım amaçlı ev karşılığında verdim. Müteahhit bizi 5 yıl dolandırdı. Daha sonra Kurtlar Vadisi'nin yapımcısı Raci Şaşmaz, ortak olduğu projeyi Selimoğlu-Pana İnşaat'a verdi. 5 sene de bu şekilde mağdur olduk. Son 5 senedir de Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ)'ye devrettiler. Biz devletimize güvendik, çok mutlu olduk, TOKİ bizim evlerimizi verecek diye düşündük. Fakat yağmurdan kaçarken doluya yakalanmışız. Bizim hiç kimseye güvenimiz kalmadı. Devletle mücahittin ne farkı kaldı ikisi de bizi kandırıyor. Bu durumda toplam 15 senedir mağduruz. Bir tarih veriyorlar, o tarihte evlerinizi teslim edeceğiz, diyorlar; elimiz boş dönüyoruz. Hiçbir mantıklı gerekçe olmadan üst üste erteleniyor. Biz gerçek amaçlarını biliyoruz, buradaki daireleri yabancılara daha yüksek fiyatlardan satmak. Ellerinde kalan daha kötü dairelerinde en son bize verecekler, bu adalet değil" diye konuştu.
 
'FİKKİRTEPE'DE YOLSUZLUK VAR'
 
İsmini vermek istemeyen bir mahalleli ise "Burada bir hırsızlık var, burada yolsuzluk var, satılmayan daireleri en sonunda bize bırakacaklar. Bizi oyalamalarının sebebi bu. Güney cephesindeki evler kuzey cephesine göre daha çok para ediyor. Önce bunları yüksek fiyatlara satıp kuzeyden kötü daireleri de bize verecekler. Ama dairenin kalıp kalmayacağı, hangi dairenin bize verileceği belli değil, hepsi muğlak. Biz yöneticilerden bir muhatap bulamıyoruz, asıl hırsızlar onlar. Bakanlık buraya bir kişi görevlendirip gönderemez mi? Kimse bizim derdimizi dinlemiyor, çok mağdur durumdayız" ifadelerini kullandı. 
 
'SENELERDİR MUHATTAP BULAMIYORUZ'
 
Fikirtepe'de yaşananların yılan hikayesine döndüğün belirten Aynur Gürsu (53), "Fikirtepe'de belli aralıklarla, Fikirtepe Platformu öncülüğünde sesimizi duyurmak için Emlak Konut Satış Ofisi önünde eylemler yapıyoruz. Yaptığımız hiçbir eylemde AKP milletvekilleri yok, yetkililer yok, CHP li bir milletvekilimiz geldi. Hiçbir şey yapamıyor milletvekilleri, yine elimiz boş dönüyoruz. Bizim senelerdir hiçbir muhatabımız yok. Emlak Konut Ofisi'nden içeriye giriyorum, toprak sahibi olduğumu duyunca yüzüme bile bakmıyorlar. Ama dışarıdan alıcılara çok da güzel satılıyor daireler. Üst yöneticilerinden onlarda susun deniyor, o yüzden ofis çalışanları hiçbir sorumuza cevap olmuyor. Bir gecede gelip topraklarımıza çöktüler. İnsanlar çok kötü, zor durumda. Kiralarını ödeyemiyor. Herkes çevre muhitlerde kalıyor. Fikirtepe civarında ev kiraları en az 30 bin, ama verilen kira yardımı sadece 8 bin. Hiç adaletli değil. CHP'li milletvekilimiz Ankara'da Meclis'te soru önergesi sunacağını söyledi, ama benim hiç umudum yok" diye belirtti. 
 
'12 YILDIR BEKLİYORUZ'
 
Birsen Sarıyer Köksal (49), annesinin Fikirtepe Mahallesi'ne ilk taşınan ailelerden olduğunu söyleyerek, "Bize evlerimizi 12 yıldır vermiyorlar. Kira desteğimiz kesildi. Çok mağduruz. Toprak sahipleri olarak bize hakkımızın verilmesini istiyorum. İnsanlar gelecekleri için emek verdi, yatırım yaptı. Karşılığı bu olabilir mi? Dışarıdan gelen yatırımcılara bizim hakkımız olan dairleri sattılar. İlk kentsel dönüşüm Fikirtepe'de oldu. Geçimimi sağlayamıyorum artık. Ev kiramı dahi ödemem imkansız" dedi.
 
 
 
İlgili Haberler
Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek: Hawtemal
Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek: Hawtemal

Dêrsim’de Aleviler, Hawtemal/Heftemal geleneğiyle doğanın ve yaşamın yeniden doğuşunu kutluyor. DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Heftemal ateşin sırrına varmaktır, kimliktir” dedi.

'Kentler engelliler için erişilebilir değil'
'Kentler engelliler için erişilebilir değil'

Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Hanefi Baykara, Wan'da işgal edilen kaldırımların engeller için sorun yarattığını belirterek, kentlerin engelliler için erişebilir olmadığını söyledi.

Kalkan: Rojhilat halkının yanındayız, Kürtler hiçbir gücün askeri değil
Kalkan: Rojhilat halkının yanındayız, Kürtler hiçbir gücün askeri değil

İran’a yönelik savaşın ardından yaşanan gelişmeleri değerlendiren Duran Kalkan, Kürt hareketinin Rojhilat halkının yanında olduğunu belirtti. Kürtlerin hiçbir gücün askeri, çıkar aracı olacak durumda olmadığını ifade eden Kalkan, halkın olası saldırılar karşısında kendini koruma pozisyonu geliştirmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Tahran’da savaş günlükleri: Yarın sabah bize ne olacak?
Tahran’da savaş günlükleri: Yarın sabah bize ne olacak?

İran’daki savaş tanıklığını günlüğe dönüştüren Golshan Fathi, “Savaş sadece patlamaların sesi değildir. Bazen korkmamaya çalışan bir annenin nefes alışının sesi…Her gün yazdıktan sonra, savaşın ne olduğunu anlıyorum” diyor.

Yüreğir Devlet Hastanesi'nde sağlıkta şiddet
Yüreğir Devlet Hastanesi'nde sağlıkta şiddet

Adana'da hayatını kaybeden hastanın yakınları sağlık çalışanlarına saldırmasına tepki gösteren sağlıkçılar, sağlıkta şiddetin önlenmesi için yıllardır dile getirdikleri caydırıcı yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını istedi.