'Sesimize ses verin, JES'leri kapatın'

Paylaş:
AYDIN - Yüzde 85'i jeotermal rezerv alanı ilan edilen Aydın'da yıllardır yasaya aykırı olarak kurulan ve insan ile doğa yaşamını hiçe sayan JES'ler, kentin geleceğini yok ediyor. AYÇED, "JES’leri kapatın, sesimize ses verin” dedi. 
 
Ege bölgesinin birçok kentinde verimli tarım alanları ve yerleşim yerlerinin hemen dibine kurulan Jeotermal Elektrik Santralleri (JES), havayı, suyu ve toprağı kirletmeye devam ediyor. JES’ler, canlılar için hastalık ve ölüm saçarken, Türkiye'de 60'a yakın JES’in 38'i ise Aydın'da faaliyet yürütüyor. Bunun nedeni ise kentin yüzde 85'inin jeotermal rezerv alanı ilan edilmesi. Bu tür işletmelerin yasalara göre yerleşim alanlarına, su havzalarına ve birinci sınıf tarım alanlarının üzerine kurulması yasakken, zeytinliklere ise en az 3 kilometre uzak olması gerekiyor. Ancak söz konusu jeotermal santrallar yasaya da aykırı biçimde faaliyet yürütüyor. Yerleşim alanlarının içinde, yol kenarlarında, zeytinliklerde, evlerin birkaç metre yakınında, tarım arazilerinin orta yerine kuruluyor. 
 
Aydın'da JES'lere karşı verilen mücadelede yurttaşlar, açtığı 90'a yakın davayı kazandı. Buna rağmen bölgeye yeni santraller kurulmaya devam ediyor. Buharkent'ten Didim'e kadar olan bölgede kanser, kalp ritim bozukluğu, solunum ve akciğer hastalıkları ile yöre halkı için yaşam riski taşırken, bölgedeki yaban hayatı da bitme noktasında. Çeşitli kuş popülasyonu, kurt, böcek gibi canlı türleri de yok oluyor. Özellikle Nazilli, Yenipazar bölgesinde endüstriyel atıklar, ağır metaller nedeniyle kanser hastalığı yaygınlaştı. 
 
Adeta kenti yok etmeye dönük bu ekolojik kırıma karşı mücadele yürüten Aydın Çevre ve Kültür Koruma Derneği (AYÇED) yöneticileri konuya dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
Halkın kanser ve kalp dolaşım sistemi hastalığından mağdur olduğunu kaydeden AYÇED Başkanı Mehmet Vergili, Menderes su yataklarının ağır metallerle kirletildiğini belirtti. Toprağa ve bitkilere karışan ağır metallerin hayvanlara geçtiğini ve bu şekilde hayvansal gıdalara da sirayet ettiğine dikkat çeken Vergili, "Eşsiz Aydın inciri artık bozuldu. Hiçbir incir Aydın'da üretilen incire benzemiyor. Korunması gereken bir ekosistemde oluşan incir kalitesi bozulduğundan ihracat yapılan ülkelerden geri gelmeye başladı. Burada tarımla, incirle geçinen insanlarımız ekonomilerinden oldu. Jeotermal enerjiye de ihtiyacı yok Türkiye'nin. Enerji fazlalığımız var. Hiç kimseyi kandırmasınlar" dedi.
 
'SUYUMUZ TÜKENİYOR'
 
Büyük Menderes Havzası'na en büyük zararı jeotermallerin verdiğini ifade eden Vergili, "İçme suyu olarak kullanacağımız, yıkanma suyu olarak kullanacağımız, sağlık için kullanacağımız yeraltı suları da kirlendi. Bugün Germencik'te Devlet Su İşleri'nin (DSİ) araştırmalarına göre bir tane kullanılabilecek yeraltı suyu kalmamış. Neden? 2 bin 200 kapalı sistem basmak yerine bunlar yüzeye bıraktılar, 200-300 metreye. JES bölgede su bırakmadı, önlem alınmazsa yakın gelecekte Aydın'da kuraklık ve çölleşme yaşanabilir. Rezervler üç beş yıla bitecek. Ama ne olacak, doğa bitecek. Bunun örnekleri var. Buranın da 15-20 sene sonra çölleşecek. Onun için burada jeotermaller hayatın her şeyine zarar  veriyor" diye konuştu. 
 
JES'lerin kapatılması gerektiğinin altını çizen Vergili, şirketlerin payına kâr ve zenginlik, halka ise yoksulluk, çaresizlik, kanser ve ölümün reva görüldüğünü vurguladı. 
 
'SESİMİZE SES OLUN'
 
Aydın'ın antik çağlardan beri "en güzel gökyüzünün altındaki yeryüzü" diye tabir edildiğini belirten AYÇED Yöneticisi Hatice Şahin, Menderes'ten geçmişte balık tutulup su içildiğini söyledi. "Topraklarımız bu derece kirletilmemişken o güzel çağları arıyoruz" diyen Şahin, "Bu konuda mücadele ediyoruz. Jeotermallerle, endüstriyel atıkları Menderes'e bırakanlarla. Gerek yerel yönetimlere gerek merkezi yönetimlere bu konuda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Lütfen yanımızda olun. Topraklarımıza sahip çıkıyoruz. İncirlerimiz ballı, zeytinlerimiz verimli olsun" diye belirtti. 
 
MA / İbrahim Açıkyer
 
İlgili Haberler
Qerxabazar köyünde JES’e karşı ortak mücadele çağrısı
Qerxabazar köyünde JES’e karşı ortak mücadele çağrısı

Kanîreş’in Qerxabazar köyünde JES projesine karşı yurttaşlarla bir araya gelen ekolojistler, ortak mücadele vurgusu yaptı.

İzmir'den Gımgım'daki JES projesine tepki
İzmir'den Gımgım'daki JES projesine tepki

İzmir'de Gımgım'da yapılmak istenilen projenin protesto edildiği açıklamada, "Doğa bizimle yaşar, biz doğayla varız. Varto’nun üstü, altından daha değerlidir" denildi.

Dünyanın gelecekteki su riski büyüyor: Çözüm doğaya saygı
Dünyanın gelecekteki su riski büyüyor: Çözüm doğaya saygı

Dünya genelinde su sıkıntısı artarak devam ederken, ekoloji örgütleri çözüm önerileri ve projelerini sunmasına rağmen bu sorun gelecek için ciddi yaşamsal riskleri barındırıyor. Uzmanlar ise, temel çözümün doğaya saygıdan geçtiğini belirtiyor.

Wan’da yeşil alan her geçen gün azalıyor
Wan’da yeşil alan her geçen gün azalıyor

Wan'da kişi başına düşen yeşil alan oranı son verilere göre, yaklaşık 3 metrekareye kadar düştü. En büyük tahribatın ise kayyımlar döneminde yaşandığı belirtildi.

Hanönü'nde madene ‘ÇED gerekli değil’ kararı
Hanönü'nde madene ‘ÇED gerekli değil’ kararı

Hanönü ilçesinde Acacia Maden tarafından işletilen bakır ocağına bir yenisi daha eklenmeye hazırlanılıyor. Şirketin 12 yılda bakanlığa verdiği 23 proje için "ÇED olumlu" veya "ÇED gerekli değil" kararları çıktı.