Mêrdîn'deki su ve yol sorununa tepki: Belediyeleri gerçek sahiplerine iade edin

Paylaş:

MÊRDÎN - Mêrdîn'de 28 Şubat’tan bu yana yaşanan su kesintileri ve alt yapı çalışmaları nedeniyle bozulan yollara dair yapılan açıklamada, “Bu tablo, kayyum yönetiminin kent yönetiminde halkın ihtiyaçlarını önceleyen bir anlayıştan uzak olduğunu açıkça göstermektedir” denildi. 

Mêrdîn'de 28 Şubat’tan bu yana yaşanan su kesintileri ve alt yapı çalışmaları nedeniyle bozulan yollara dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri ve Demokratik Yerel Yönetimler İl Kurulu açıklama gerçekleştirdi. Kara Yolları Parkı’nda yapılan açıklamada, “Kayyım mağduriyetine son” pankartı açıldı. Açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamaya katılan yurttaşlar yaşadıkları su sorununu ifade edebilmek için boş su bidonları taşıdı. 
 
Açıklamayı Mêrdîn Belediye Meclis Eşsözcüsü Aysel Ayav okudu. Büyükşehir Belediyesi uzun yıllardır halkın sandıkta ortaya koyduğu demokratik irade yerine kayyım politikalarıyla yönetildiğini hatırlatan Aysel Ayav, “Bu anlayış yalnızca seçme ve seçilme hakkının gaspı anlamına gelmemekte; aynı zamanda yerel demokrasiyi zayıflatan, kent yönetiminde şeffaflığı ortadan kaldıran ve halkın ihtiyaçlarını geri plana iten bir yönetim pratiğini de beraberinde getirmektedir. Mardin’de binlerce yurttaşımız günlerdir temel bir insan hakkı olan suya erişim konusunda büyük bir kriz yaşamaktadır. Birçok mahallede sular kesik durumda olup yurttaşlarımız günlük ihtiyaçlarını tankerler ve bidonlarla karşılamak zorunda bırakılmaktadır” dedi. 
 
‘KESİNTİLER HERKESİ ETKİLEMEKTE’
 
Temiz ve kesintisiz suya erişimin en temel kamusal hizmetlerden biri olduğunu ve yerel yönetimlerin en asli sorumlulukları arasında yer aldığını vurgulayan Aysel Ayav, “Su kesintileri yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmamakta; hastalar, yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve engelliler başta olmak üzere toplumun her kesimini doğrudan etkilemektedir. Esnaf, şoför esnaf ve kentte yaşayan tüm yurttaşların kentin köstebek yuvasına dönen yollardan kaynaklı yaşadığı mağduriyet her geçen gün daha da büyümektedir” diye konuştu. 
 
TALEPLER
 
Kayyım politikalarının yalnızca yerel demokrasiyi ortadan kaldırmakla kalmadığını, aynı zamanda kentlerin kaynaklarının şeffaflıktan uzak biçimde yönetilmesine zemin hazırladığını ifade eden Aysel Ayav, talepleri şu şekilde sıraladı: “Halkın iradesinin yok sayıldığı bir yönetim anlayışı, kentlerimizin sorunlarını çözmek yerine daha da derinleştirmektedir. Halkın demokratik iradesinin tanınmasını, Yerel yönetimlerde kayyum uygulamalarına son verilmesini, belediye kaynaklarının şeffaf ve denetlenebilir biçimde kullanılmasını, su, altyapı ve ulaşım başta olmak üzere temel hizmetlerin tüm ilçelerde eşit ve etkin biçimde sağlanmasını, yönetimde liyakat, katılımcılık ve halkçı belediyecilik anlayışının esas alınmasını talep ediyoruz."
 
Artuklu Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Ali Amak ise Kayyım’ın bütün kaynakları AKP’li belediyelere sunduğunu ve halkı mağdur ettiğini vurgulayarak “Belediyeleri zaten yönetemiyorsunuz, belediyeleri gerçek sahiplerine iade edin” dedi.  
 
Açıklama alkışlarla son buldu.