EGEÇEP mücadelede 20 yılı geride bıraktı: Yaşamı savunmaya devam edeceğiz

Paylaş:
İZMİR – Kuruluşunun 20'nci yılını geride bırakan EGEÇEP, Kaz Dağları, Madra Dağı, Murat Dağı ve Kozak Yaylası gibi bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetleri ile Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes havzalarında yaşanan kirliliğe dikkat çekerek, buralarda mücadele çağrısı yaptı. 
 
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), 20'nci Kurultayı'nın sonuç bildirgesini İzmir Mimarlık Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantı salonuna "İklimi değil sistemi değiştir" pankartının asılırken, toplantıya Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın da katıldı. Sonuç bildirgesini EGEÇEP Eş Sözcüleri Seher Gacar ve Süleyman Eryılmaz açıkladı. 
 
EGEÇEP'in 20 yıldır Ege'den tüm ülkeye yayılan bir hatta doğayı ve yaşamı savunma mücadelesi yürüttüğü belirtilen bildirgede, platformun tabandan örgütlü ve dayanışma temelli bir ekoloji hareketi olduğu vurgulandı. Bildirgede, ekolojik yıkımın ulaştığı boyutlara dikkat çekilirken, iklim adaleti ve yaşam alanlarının savunulması konusunda geri adım atılmayacağı ifade edildi. Dünyada yaşanan ekolojik krizin yalnızca çevre sorunu olarak görülemeyeceği vurgulanan bildirgede, kapitalist üretim ve büyüme modelinin doğayı sınırsız bir kaynak olarak gördüğü aktarıldı. Türkiye'de ise maden, enerji ve mega altyapı projeleri aracılığıyla ormanların, meraların, kıyıların ve tarım alanlarının sermayeye açıldığı ifade edilen bildirgede, doğa talanına karşı mücadele çağrısı yapıldı. 
 
'MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
 
İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün en önemli meselelerinden biri haline geldiğini kaydedilen bildirgede, "Mevcut İklim Kanunu'nunda yapılan söz konusu düzenleme sera gazı salımlarını azaltmaktan çok karbon piyasasını düzenlemeye yönelik. Gerçek bir iklim yasası için ekokırım suç olarak tanımlanmalı ve fosil yakıtlardan çıkış takvimi belirlenmelidir. Ege Bölgesi'nde artan altın ve metal madenciliği projeleri ormanları, meraları ve tarım alanlarını tehdit ediyor. Kaz Dağları, Madra Dağı, Murat Dağı ve Kozak Yaylası gibi bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetleri bunlardan sadece bir kaçı. Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes havzalarında yaşanan kirlilik ciddi boyutlara ulaştı. Sanayi atıkları, tarımsal kimyasallar ve madencilik faaliyetleri su kaynaklarını tehdit ediyor. Su varlıklarının ticari bir meta olarak görülmesine karşı çıkıyor ve suyun tüm canlıların ortak yaşam hakkı olduğunu söylüyoruz" ifadeleri yer aldı.  
 
Nükleer santrallerden fosil yakıtlara, madencilik faaliyetlerinden kıyıların yapılaşmaya açılmasına kadar birçok alanda ekolojik yıkıma karşı mücadele kararlılığının altı çizen bildirgede, "İklimi değil sistemi değiştireceğiz. Toprağı, suyu, ormanı ve kıyıları korumaktan vazgeçmeyeceğiz" denildi. 
 
İlgili Haberler
Qerxabazar köyünde JES’e karşı ortak mücadele çağrısı
Qerxabazar köyünde JES’e karşı ortak mücadele çağrısı

Kanîreş’in Qerxabazar köyünde JES projesine karşı yurttaşlarla bir araya gelen ekolojistler, ortak mücadele vurgusu yaptı.

İzmir'den Gımgım'daki JES projesine tepki
İzmir'den Gımgım'daki JES projesine tepki

İzmir'de Gımgım'da yapılmak istenilen projenin protesto edildiği açıklamada, "Doğa bizimle yaşar, biz doğayla varız. Varto’nun üstü, altından daha değerlidir" denildi.

Dünyanın gelecekteki su riski büyüyor: Çözüm doğaya saygı
Dünyanın gelecekteki su riski büyüyor: Çözüm doğaya saygı

Dünya genelinde su sıkıntısı artarak devam ederken, ekoloji örgütleri çözüm önerileri ve projelerini sunmasına rağmen bu sorun gelecek için ciddi yaşamsal riskleri barındırıyor. Uzmanlar ise, temel çözümün doğaya saygıdan geçtiğini belirtiyor.

Wan’da yeşil alan her geçen gün azalıyor
Wan’da yeşil alan her geçen gün azalıyor

Wan'da kişi başına düşen yeşil alan oranı son verilere göre, yaklaşık 3 metrekareye kadar düştü. En büyük tahribatın ise kayyımlar döneminde yaşandığı belirtildi.

Hanönü'nde madene ‘ÇED gerekli değil’ kararı
Hanönü'nde madene ‘ÇED gerekli değil’ kararı

Hanönü ilçesinde Acacia Maden tarafından işletilen bakır ocağına bir yenisi daha eklenmeye hazırlanılıyor. Şirketin 12 yılda bakanlığa verdiği 23 proje için "ÇED olumlu" veya "ÇED gerekli değil" kararları çıktı.