ANKARA - Eğitim emekçilerinin bakanlık önünde sürdürdüğü “Yaşam Nöbeti”ni ziyaret eden DEM Partili vekiller, “Şiddeti üreten sistemin sonuçlarını şiddet araçları ile engelleyemezsiniz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Heval Bozdağ, Ferit Şenyaşar ile Özgül Saki, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) okul saldırılarının ardından Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı “Yaşam nöbeti”ni ziyaret etti. Türkiye’de artan şiddet olaylarının sistemsel ve yapısal bir sorunun sonucu olduğunu vurgulayan milletvekilleri, güvenlikçi ve cezacı yaklaşımların çözüm üretmediğine dikkat çekti.
ŞİDDETİ YAYGINLAŞTIRAN SEMBOLLER
DEM Parti Agirî Milletvekili Heval Bozdağ şiddetin bir kültüre dönüştüğünü ve bunun toplumun tüm kesimlerine yayıldığını belirtti. Bozdağ, Şiddetin iktidar aracılığıyla provoke edildiğini de kaydetti.
Güvenlikçi politikaların çözüm olmadığını söyleyen Bozdağ, "Okullarda daha fazla güvenlik görevlisinden söz ediliyor; Oysa sorunun kendisi şiddetken, şiddet üreten, şiddeti görünür kılan ve yaygınlaştıran sembolleri okullara kadar taşımaya devam ederseniz, nasıl geçebilirsiniz" diye sordu. Bozdağ eğitimde şiddete karşı toplumun her kesimi harekete geçmeye çağırarak ve Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in istifa etmesi gerektiğini söyledi.
İKTİDAR SORUMLU
DEM Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar ise sorumlunun çeyrek asırdır iktidarda olan AKP olduğunu ve bir iki kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılarak çözüm sağlanmayacağını söyledi. DEM Parti'nin yaşanan olayları gündemine aldığını ve yaşanan saldırılara ilişkin araştırma komisyonu kurulacağının bilgisini veren Şenyaşar, yaşanılanların münferit olaylar olmadığının altını çizdi.
YENİDEN YAPILANDIRMA ÖNERİSİ
DEM Parti Milletvekili Özgül Saki ise yaşananların kadın katliamlarıyla olan bağına dikkat çekerek, “Gülistan Doku dosyasında bir gelişme yaşandı. Oysa bu sonuç, altı yıldır kadın hareketinin, Gülistan Doku’nun ailesinin ve yakınlarının ısrarlı mücadelesi sayesinde ortaya çıktı. Bu durum ile Siverek ve Maraş’ta öğrencilerin ve öğretmenlerin katledilmesi arasında doğrudan bir bağ var" dedi.
Şiddeti üreten bir sistemin sonuçlarını yine şiddet araçlarıyla engellenemeyeceğine işaret eden Özgül Saki, “İktidarın çözümü de sorumluluğu kendi üzerinden atarak aileleri cezalandırmakta aradığını görüyoruz. Oysa burada açıkça söylemek gerekir ki bu, bireysel değil yapısal bir sorundur. Sistemin kendisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, sorunun ciddiyetine uygun kapsamlı çözüm önerileri geliştirmek zorundayız. Öncelikle eğitimi; yeniden ele almalı, bilimsel, anadilinde ve laik bir eğitim sistemi olarak yeniden örgütlemeliyiz. Okulların mimari yapısından işleyişine kadar köklü bir dönüşüm gereklidir ve bu ancak birlikte mümkün olabilir” dedi.
Özgül Saki sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle şiddeti önleyecek politikaları; eğitimden sağlığa, tüm kamusal alanlarda yeniden inşa etmeliyiz. Ancak bu şekilde başka bir yaşamı mümkün kılabiliriz. Barışın, demokrasinin ve eşitliğin esas olduğu; insanların birbirinden güç aldığı özgür bir yaşamı kurmak mümkündür. Bunun için ise ortak ve birleşik bir mücadele şarttır."