NATO gözaltılarına tepki: Kamu düzenini bozan valiliktir

Paylaş:

ANKARA - NATO Zirvesi nedeniyle gerçekleştirilen saldırı ve gözaltılara tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Burcugül Çubuk, “Kamu düzenini Ankara Valiliği bozmuştur” dedi.

Ankara’da, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi başta Ankara olmak üzere birçok kentte yüzlerce kişi gözaltına aldı ve onlarca kişi de tutuklandı. Zirvenin yapıldığı gün ise Ankara’da fiili Olağanüstü Hal (OHAL) yaşanırken, zirveyi protesto edenlere polis saldırarak, gözaltına alındı.
 
Zirvenin yapıldığı gün NATO protestolarına katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, hem NATO Zirvesi’ni hem de muhalefete dönük baskıyı değerlendirdi. 
 
AKP’nin 22 yıllık iktidarının devrimciliği tasfiye etmeye dönük politikalar izlediğini belirten Burcugül Çubuk, “ 2014 yılında Milli Güvenlik Kurulu (MKG) kararının, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin tasfiyesi için yapıldığını konuşuyoruz ama aslında bu coğrafyadaki bütün devrimcilerin tasfiyesi için çıktığını bildiğimiz bir MGK idi. O günden bugüne özellikle bölgesel savaş yeni bir eşiğe gelmişken, üçüncü paylaşım savaşı giderek somutlaşırken, NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılmasının bir karşılığı var” dedi.   
 
‘PROTESTOLAR GÖRÜNMEZ KILMAK İSTENDİ’
 
Zirvenin ilk günü yapılan NATO karşıtı eylemlerde, polisin çok hızlı bir şekilde müdahale ederek gözaltı yaptığını belirten Burcugül Çubuk, protesto eylemlerini görünmez kılmaya çalıştığı yönünde bir çabanın olduğunu dile getirdi. Burcugül Çubuk, “Yani ‘Biz bu ülkede tamamen kontrolü sağladık ve hiçbir şey bizden habersiz olmaz. Yeter ki ABD ve NATO, İsrail bizden el çekmesin’ demek istiyorlar. Bugüne kadar vermek istedikleri mesaj budur” şeklinde konuştu.
 
‘SOKAĞA ÇIKMA İRADESİ GÖRÜLDÜ’
 
NATO Zirvesi nedeniyle Ankara’nın adeta bir hayalet şehre dönüştürüldüğüne vurgu yapan Burcugül Çubuk, “Sokağa çıkanlarla beraber, kolluk şiddeti de görüldü ama sadece şiddet görülmedi. Sokağa çıkma iradesi de görüldü. O gün sokağa çıkanlar tutuklanacaklarını bilerek oradaydılar. Sokağa çıkanların önemli bir bölümü sosyalist hareketler içerisindeki enternasyonalist kesimlerdi. Yani ulusalcı solcuların solculukları NATO’ya kadarmış. Yani bütün o ‘Güçlü ve bağımsız Türkiye’ söylemleri temelde emperyalizme tam bağımlı, biat etmiş ve bu coğrafyada bir ileri karakol pozisyonu ile savaş rantına yönelmesinin sorun olmadığını gösteriyor” dedi.
 
‘KAMU DÜZENİNİ BOZAN ANKARA VALİLİĞİ’DİR’
 
Burcugül Çubuk, alanda bulunan milletvekillerinin de polis şiddetine maruz kaldığını söyleyerek, “Alanda bulunan yoldaşlarımızı gözaltına almaya çalışıyormuş gibi yapıp bize saldırdılar. Vekil olduğumuzu söylediğimizde daha sert saldıranlar oldu. Bizler onların üstüne gittiğimizde ise korkarak kaçtılar” dedi. Polis şiddetinin son yıllarda artarak devam etmesine de değinen Burcugül Çubuk, “O an fark edemedim ama emniyet müdür yardımcı bana orada ‘ben zaten sana dokunmaya tenezzül etmem’ diyor. Arkadaşımız da ‘zaten dokunamazsın yasaya aykırı’ diyor. Bize kamu düzenini bozuyorsunuz dediler, aslında kamu düzenini NATO için bozan Ankara Valiliği’dir” diye belirtti.
 
‘TESADÜF DEĞİL’
 
Burcugül Çubuk, Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken zirvenin Türkiye’de yapılmasının bir tesadüf olmadığını aktararak, iktidarın “Terörsüz Türkiye” söylemine tepki gösterdi. Burcugül Çubuk, “Terörü kimin uyguladığını görmüş olduk. Türkiye, NATO’nun verdiği tüm görevleri yerine getirmeye ve buradan bir rant devşirmeye çalışıyor. Barış meselesine de yaklaşımları, sorunları kontrol altına almak ve daha yönetilebilir bir ülke ile bu saldırganlığı ülke dışına taşımak, yani savaş ihraç etme politikasıdır” ifadelerini kullandı. 
 
ZİRVE VE SÜREÇ
 
Çıkması beklenen çerçeve yasanın NATO toplantısı sonrasına bırakılmasının da NATO’dan alacakları kararlarla ilgili olduğunu söyleyen Burcugül Çubuk, “Yasa hazırlandı, İmralı’ya gitti, orada onaylandı’ propagandası yaptılar. Murat Karayılan’ın açıklaması da gösterdi. Ki yasa onaylansaydı İmralı’ya heyet giderdi. Tecrit uygulanmazdı. Bu açıklama çok nettir. Belli ki NATO Zirvesi sonucuna göre bu sürece nasıl devam edeceklerine bakacaklar. Özellikle PJAK’ın İran’da kimsenin askeri olmama tutumunun üzerinden bazı tehditler yeniden devreye girebilir. Başka savaşlar için burada barış tartışmaları ilerliyor da olabilir. O yüzden yasalar kolektif yapılmalı. Umarız daha fazla savaş konuşulmaz. Kendi evimizi yıktığımız zaman, başkasının evinde huzurla oturamayız” diye kaydetti. 
 
İlgili Haberler
Eylemdeki öğretmenin annesi: 82 puan alan kızımın hakkını arıyorum <font color=#ff0000> VİDEO HABER </font>
Eylemdeki öğretmenin annesi: 82 puan alan kızımın hakkını arıyorum VİDEO HABER

Güvencesiz çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı eylemde olan öğretmenlerden Sena Güler'in annesi Selma Güler, "82 puan alan kızımın hakkını arıyorum” dedi.

Tutuklu avukatlar için açıklama
Tutuklu avukatlar için açıklama

NATO Zirvesi soruşturmaları kapsamında tutuklanan avukatlara yönelik suçlamaları kabul etmeyen hukuk örgütleri, avukatlık faaliyetlerinin hedef alındığını belirtti.

KESK ihraçlara karşı  Adalet Bakanlığı önünde olacak
KESK ihraçlara karşı Adalet Bakanlığı önünde olacak

KESK’in “İşimizi Geri İstiyoruz” şiarıyla Adalet Bakanlığı önünde yapacağı nöbete çağrı yapan Saliha Zorlu, “Barış gerçekleşecekse ihraçlar görevlerine derhal iade edilmelidir” dedi.

Sendika temsilcisinin Toroslar Belediyesi’ne karşı hukuk mücadelesi
Sendika temsilcisinin Toroslar Belediyesi’ne karşı hukuk mücadelesi

CHP'li Toroslar Belediyesi’nin savunmasını almadan işten çıkarttığı sendika temsilcisi Kenan Semen, baskı ve mobinge tepki göstererek, hukuk mücadelesi başlattığını belirtti.

Çevre yolunun ikiye ayırdığı mahalle: Evimizin içinde bile güvende değiliz
Çevre yolunun ikiye ayırdığı mahalle: Evimizin içinde bile güvende değiliz

Qoser’in Bahçelievler Mahallesi'nden geçen çevre yolu, binlerce öğrenci ile yüzlerce aileyi her gün kaza tehlikesiyle karşı karşıya bırakırken, yurttaşlar kalıcı önlem alınmasını istedi.