WAN - Zîlan’da ailesinin katledilişine 13 yaşında tanık olan, katliamdan da yaralı olarak kurtulan ve 94 yaşında yaşamını yitiren Mehmed Zeylan, o dönemki tanıklıklarını anlatarak kuşaktan kuşağa aktardı. Zeylan’ın çocukları, babalarının, “topraklarınızı terk etmeyin” vasiyetini yaşatıyor.
Wan'ın Erdîş (Erciş) ilçesinde Temmuz 1930 yılında, Kürdistan tarihinin en kanlı katliamlarından biri yaşandı. Türkiye tarafından Geliyê Zîlan bölgesinde 44 köy ateşe verilerek binlerce insan katledildi.
1926 yılında Biroyê Heskê Têlî'nin Gilî Dağ'da (Ağrı) devlete başkaldırmasıyla başlayan süreçte, Lübnan’da kurulan Xoybun Örgütü 1929 yılında isyana dahil oldu. Xoybun, dağınık şekilde mücadele yürüten isyancıları bir araya getirmek amacıyla Berzenci Aşireti’ne mensup Seyîd Resul’u Geliyê Zîlan’a gönderdi. Seyîd Resul, beraberindeki 400 kişilik grupla Erdîş’i kuşattı. Uzun süren çatışmaların ardından geri çekilen isyancılar İran’a geçti.
44 KÖY ATEŞE VERİLDİ
Bunun üzerine Erdîş’te yüzbaşı olarak görev yapan Derviş Bey, müfrezesini alarak Geliyê Zîlan bölgesini ablukaya aldı. Bölgede bulunan Hesen, Abdal, Hara, Bonizlî, Kundik, Cebelîk, Şorik, Mûrşit, Milk, Şeytanava, Newalafedê, Papişkîn, Pêrtax köyleri başta olmak üzere 44 köye giriş-çıkışlar yasaklandı. Ardından bölgedeki köyler ateşe verildi. Binlerce insan toplu şekilde tüfeklerle taranarak katledildi. Zîlan Katliamı’nda katledinlerin sayısı 15 bin olarak belirtilse de dönemin tanıkları ve kimi farklı kaynaklar, gerçek sayının 40 binden fazla olduğunu belirtityor.
Katliamın ardından cenazelerin altında sağ olarak kurtulanlar, uzun bir süre yaşamlarını kaçak şekilde sürdürmek zorunda kaldı. Bu kişilerden biri de Hesen Abdal köyünden olan ve Kürt Mehmet olarak bilinen Mehmed Zeylan’dı. Mehmed Zeylan, Zîlan Katliamı sırasında 13 yaşındaydı. Babası, annesi, amcaları ve kardeşleri gözlerinin önünde katledildi. Kendisi de öldürülmek üzereyken Zeylan Deresi’ne atlayarak katliamdan kurtulmayı başardı. Ancak fark edilmesi üzerine bacağından vuruldu. Buna rağmen kendisini kurtararak katledilmekten kurtuldu. Zeylan’ın 19 kişilik ailesinden geriye yalnızca kendisi ve Agirî’de evli olan kız kardeşi sağ kaldı.
Çocuk yaşında derenin içinde hayatta kalmaya çalışan Zeylan, daha sonra katliamın gerçekleştirildiği alana yakın bir tarlada 10 gün boyunca saklandı. Köyden katliamdan sağ kurtulanlarla birlikte 4 yıl boyunca dağlarda yaşadı. Aldığı kurşun yaraları nedeniyle durumu ağırlaşan Zeylan, tedavi edilmek üzere götürüldüğü kuzeninin evinde, yapılan ihbar sonrası askerlerin düzenlediği baskınla yakalandı. Tutuklanarak Adana Cezaevi’ne gönderilen Zeylan, 8 yıl boyunca tutuklu kaldı.
Cezaevinden çıktıktan sonra sürgün edilen Zeylan, Tekirdağ’a gönderildi. Türkçe bilmediği için burada sokaklarda yaşam mücadelesi verdi, bir süre camide yatıp kalktı. Daha sonra Tekirdağ’da bir aile tarafından sahiplenildi. Türkçe konuşmayı bilmeyen Zeylan, kendisini sahiplenen ailenin evinde yıllarca hiç konuşmadan yaşadı. Ardından ise burada evlendi. Sessizliği ve yaşadığı acılarla tanınan Zeylan’a, Kürt Mehmed lakabı verildi. Zeylan, 20 yıl sonra 45 yaşında ailesinin ve akrabalarının katledildiği topraklara geri döndü. Bir daha topraklarını terk etmeyeceğine dair ant içti. Kürt Mehmed olarak bilinen Mehmed Zeylan, köyüne döndükten sonra Zîlan Katliamı’nı ve yaşananları unutmamak için soyadını Zeylan olarak değiştirdi.
94 yaşında yaşamını yitiren Zeylan, Zîlan Katliamı’nı ve yaşadıklarını çocuklarından torunlarına aktararak unutulmaması için nasihatlerde bulundu. 13 çocuğu hayatta olan Zeylan’ın, toprağı terk etmeme vasiyeti ise çocukları tarafından sahiplenilerek yaşatılıyor.
Zeylan'ın 57 yaşındaki oğlu Harun Zeylan katliamdan sağ kurtulan babası Kürt Mehmed'i anlattı.
Babasının katliamdan kurtulduktan sonrada büyük acılarla mücadele etmek zorunda kaldığını söyleyen Harun Zeylan babasının hikayesini ve yaşadıklarını şu şekilde anlattı: "Babam çok büyük işkencelerden geçti. Katliamın yapılacağı zaman köydeki tüm insanları bir alanda topladılar. Askerler köylülere, kendilerini kaymakamın yanına götüreceklerini ve kaymakamın kendileri ile görüşmek istediğini belirterek götürdü. Köyde kadın, çocuk, yaşlı herkesi toplayıp götürmüşler. Katliamın yapılacağı yere götürülen köylülerin etrafı askerler tarafından sarılıyor. Babam o zamanlar bunun bir oyun olduğunu ve herkesi öldüreceklerini anlıyor. Dedem, orada bulunan yüzbaşıya soruyor, 'neden bizleri buraya topladın?' Bunu sorar sormaz ilk önce dedeme ateş ediliyor. Ondan sonra babaannem ve Halil adlı amcam babamın gözleri önünde katlediliyor. Babam da o sırada katledilmemek için kaçıyor ve fark ediliyor. Fark edildiği gibi vuruyorlar ve iki mermi yarasıyla derede kalıyor. Babam öldürülmemek için kendini dere de suyun içinde saklıyor. Ardından sudan çıkarak bir tarlada saklanmaya devam etmiş. 10 günden fazla katliamın yapıldığı yere yakın olan tarlada saklanıyor. Çok acıktığı içinde tarladaki otları yemeye başlıyor.”
20 YILINI SÜRGÜNDE GEÇİRDİ
Babasının kendisini tarladan kurtardıktan sonrada hayatını kaçak şekilde devam ettirdiğini belirten Zeylan, "Babam tarladan çıktıktan sonra katliamdan kurtulanlar bir mağarada kaçak yaşamaya başlıyor. Asker her yerde onları arıyor. 4 yıl boyunca dağlarda kaçak kaldılar. 8 yıl boyunca cezaevinde kalıyor. Cezaevi çıkışı sonrası sürgün ediliyor. 1950 yılında ise artık köyüne Gêliye Zîlan’a dönüyor. Burada kalıyor ve bir daha da gitmiyor" dedi.
'TÜRK DEVLETİNE GÜVENMEYİN' NASİHATI
Babasının yaşamı boyunca Zîlan katliamını hiç unutmadığını dile getiren Zeylan, "Babamın gözü önünde tüm ailesini katlediyorlar. Babamın ailesinden 17 kişi katledildi. Ailesinden sadece babam ve halam kurtuldu. Babam 94 yaşından vefat etti. Babam bize hep, ‘Türk devletine hiçbir zaman güvenmeyin' derdi. Babam bize topraklarımızı terk etmemizi ve hep olduğumuz kimliği korumamızı vasiyet etti. Babam gördüğü zulümden dolayı devletten nefret ederdi. Babam, bunu yapanların hesap vermesini hep bekledi. Biz sonradan gelenler için de aileden 17 kişinin katledilmesi kolay değildi" ifadelerini kullandı.
KÜRT MEHMED KİMLİĞİNİ KORUDU
Babasının Tekirdağ'da yaşadığı zamanlarda Kürt Mehmed olarak tanındığını ve Kürt kimliğini bu şekilde yaşattığını kaydeden Zeylan, "Babam o zamanlar Türkler tarafından Kürt Mehmed olarak tanınıp biliniyordu. O yüzden herkes babamı Kürt Mehmed diye bilir. O kimliğini ve ırkını korudu. Bu katliamla bizi yok etmeye çalıştılar ama bitiremediler ve biz buradayız, bu topraklarda yaşıyoruz. Elbet bir gün hesap verecekler. Bizler topraklarımızda yaşamımızı sürdüreceğiz ve mücadele edeceğiz" diye konuştu.
MA / Zeynep Durgut – Bilal Babat