ANKARA - Katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler üzerine yapılan tartışmalara dair konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Sosyal medyada dönen tartışmalara baktığımızda ciddi bir biçimde yanlış anlaşılmanın olduğunu görebiliyoruz" dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Parti (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler üzerine yapılan tartışmalara ve Meclis’te kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleştirilmenin Güçlendirilmesi” yasasına ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Tülay Hatimoğulları, katıldığı televizyon programında Türkiye’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin geldiği aşamanın önemine vurgu yaparak, şunları söyledi: "Dün katıldığım televizyon programında özellikle barış sürecinin ya da Türkiye'deki bu yasayla birlikte sürecin evrildiği boyutun bölgesel yansımalarını konuşurken elbette bölgeye nasıl yansıyacağına dair son derece pozitif fikirlerimi ifade ettim. Şimdi ise sosyal medyada dönen bu tartışmalara baktığımızda ciddi bir biçimde yanlış anlaşılmanın olduğunu görebiliyoruz. Hakikaten bu kadar önemli ve Meclis'te yüksek sayıda milletvekilinin evet oyuyla çıkmış olan bir yasanın her yönüyle pozitif taraflarını konuşmalıyız. Bu süreci daha ileri bir seviyeye nasıl taşıyabileceğimizi konuşmalıyız.
FİLİSTİN SORUNU BÖLGENİN KANAYAN YARASIDIR
Burada yaklaşımımız DEM Parti olarak çok net; bugün Türkiye'de Kürt sorununu barışçıl ve demokratik yöntemle çözmüş olan bir Türkiye'nin bölge barışına liderlik edebileceğini, bölge barışına öncülük edebileceğini her fırsatta ifade ettik ve vurguladık. Aynı yerdeyiz, aynı görüşteyiz. Bugün bu sorunlar Türkiye'de çözüldükçe demokratikleşme ile ilgili adımlar atıldıkça, Kürt meselesi ile ilgili somut adımlar atıldıkça biz bilelim ki bu Filistin sorununun çözümüne de pozitif olarak yansıyacak, bütün bölgenin demokratikleşmesine ve bölge barışına olumlu anlamda yansıyacak. Bölgede olumlu anlamda sonuçlar almamızı sağlayacak. Bunları esasen ifade etmek ve özetlemek istedik. Gerçekten şunu sadece bugün değil geçmiş dönemde de sıklıkla ifade ettik: bugün Filistin sorunu bölgenin kanayan yarasıdır. Filistin sorununda, Filistin halkının yanındayız. Dün olduğu gibi bugün de yanındayız. Çok daha güçlü bir destek ve dayanışmayla Filistin sorununun çözümü için de Türkiye'nin oynayabileceği rol bu süreçte başarıyla çıkmamız halinde çok daha ileri bir seviyeye ulaşacaktır.
KATKILARININ DAHA FAZLA OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Kürt sorununun Türkiye'de barışçıl ve demokratik yöntemle çözümü kesinlikle bölgeye olumlu yansıyacak. Bölge barışına ve demokrasisine çok olumlu yansıyacağına yürekten inanıyoruz. Netanyahu'nun politikaları ciddi anlamda soykırımcı politikalar. Gazze ve birçok bölge şu an gerçekten büyük bir katliamla karşı karşıya ve kan ağlıyor Filistin. Dolayısıyla Türkiye'de Kürt sorununu çözmüş, demokratik zeminde bu konuda yol almış olan bir Türkiye'nin bu sorunun çözümüne dair katkılarının daha da pozitif bir yerde ve daha güçlü, etkili bir yerde olacağına inanıyorum."
'YANSIMALARI HER YERE POZİTİF OLACAK'
Meclis’te kabul edilen yasanın Ortadoğu açısından da son derece önemli olduğuna ve yeni gelişmeleri beraberinde getireceğine işaret eden Tülay Hatimoğulları, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yasa bir başlangıçtır. Sayın Abdullah Öcalan'ın ifade ettiği gibi bin kilometrelik yolun ilk adımındayız. Bu yasanın elbette ki en önemli tarihsel yönü ve özelliği Kürt sorununun çözümü için defalarca diyalog ve müzakere süreçleri yaşandı ama ilk kez bir yasayla yasal ve hukuki bir zemine kavuşmuş olmasıdır. Bu anlamıyla da yasa mühimdir ve önemlidir. Bundan sonra özellikle bu yasa uygulandıktan sonra çıkacak olan demokratikleşme ile ilgili yasalar elbette Türkiye'nin önünü açacak. Bu yasa demokrasi zeminini, halkların birliğini ve kardeşliğini güçlendirecek. Bu nedenle Türkiye ve Ortadoğu bölgesi açısından da son derece önemli. Dolayasıyla bu yasa önemli bir yasa ve yansımalarının her yere pozitif olabileceğini belirtmek isterim."
MA / Ömer Güngör