RİHA – Barış ve demokratik çözüm sürecine dair konuşan Rihalı yurttaşlar, Kürt ve Türk halklarının ortak geçmişine vurgu yaparak, barışın ertelenemez bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
Kürt sorununun demokratik çözümü ve yürütülen barış tartışmaları toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulurken, Riha'daki yurttaşlar da sürece dair beklenti ve taleplerini dile getirdi. Yıllardır süren çatışmalı ortamın ve kayıpların son bulmasını isteyen yurttaşlar, sürecin yasal ve kalıcı bir barışla taçlandırılması gerektiğini vurguladı.
Sürecin tüm toplum için hayırlı olmasını dileyen Ahmet Ataş, "Kardeşliğin ve barışın artmasını, sorunların diyalogla çözülmesini temenni ediyoruz" dedi.
Geçmişten bu yana ağır bedeller ödendiğine dikkat çeken Mustafa Demir, "Getirilen yasal çerçeveler ve adımlar büyük fedakarlıklar kazandırmıştır. Bu bölgede yaşayan Kürt halkı açısından da büyük fedakarlıklar yapıldı. Tarihten bugüne çok fazla kan döküldü. Umudumuz ve dileğimiz odur ki artık kan dökülmesin, insanlar her yerde refah ve huzur içerisinde yaşamlarını sürdürsün. Bu sürecin barışla noktalanmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.
Halkların tarih boyunca bir arada yaşadığını hatırlatan Abdülbaki Vuran, ulus-devlet politikalarının toplumu kutuplaştırdığını ifade etti. Cumhuriyet tarihi boyunca halkların büyük acılar çektiğini dile getiren Vuran, "Biz bu acıları unutmadık. 2009 sürecine baktığımızda da halklar arasında bir sorun yoktu; araya nifak sokulmak istendi. Kürtler ve Türkler yüzyıllardır birlikte yaşayan topluluklardır. Ne oldu da son yüzyılda bu kadar kan aktı, gencecik insanlar yaşamını yitirdi? Dağdaki de askerdeki de bu ülkenin insanıydı, gençlerimizdi. Artık yeter. Bu süreci çok olumlu karşılıyoruz, geç kalınmış olsa da sonuna kadar destekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Halklar arasındaki husumetin yapay olduğuna işaret eden Adil Dönmez ise, şunları kaydetti: "Düşmanlık her zaman kötüdür; dostluk, iyi niyet ve muhabbet ise her zaman kazandırır. Aramıza suni olarak sokulan bu husumeti kaldıracak olanlardan razıyız. Kürtlerin Türklerle ayrıştırılması dışarıdan kurgulanan bir projeydi ama halklar bu oyuna gelmedi. Çanakkale'de, Malazgirt'te, Halepçe'de beraberdik."
Barışın ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu belirten Mustafa Kılıç, "Barış Türkiye'nin en temel ihtiyacıdır, yıllar önce atılması gereken bir adımdı. İktidarıyla muhalefetiyle bu sürece kim katkı sunuyorsa teşekkür ediyoruz. Yıllardır analar ağlıyordu, seslerinin duyulması ve bu doğrultuda adım atılması hepimizi memnun ediyor" dedi.
Barışın aciliyetine vurgu yapan Ayşe Badılı da, " Barış istiyoruz. Kürt, Türk hepimiz kardeşiz. Biz Kürt halkı olarak barıştan yanayız. İnşallah bu süreç hayırlara vesile olur ve barış kapısı sonuna kadar açılır" çağrısında bulundu.