Prof. Benek : Riha sosyo-ekonomik gelişmişlikte 79'uncu sırada

Paylaş:
RIHA - Prof. Dr. Sedat Benek, Riha'nın potansiyelinin yüksek olduğunu belirterek “Sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında ve eğitimde iller arasında 79’uncu sırada” dedi. 
 
Riha’da Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, “Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış” şiarıyla gerçekleşen çalıştay, 4’üncü oturumuyla günü tamamladı. Riha Barosu Tahir Elçi Konferans Salonunda gerçekleştirilen dördüncü oturumda, “Toplumsal dönüşümün özneleri: Kadınlar, işçiler ve mülteciler” konusu işlendi. ÖHD Riha Şube üyesi Melis Can Güneş moderatörlüğünde başlayan son oturuma, Özgür Kadın Hareketi (TJA) Aktivisti Şadiye Manap, Prof. Dr. Sedat Benek ve Prof. Dr. Mahmut Kaya panelist olarak katıldı. 
 
İlk olarak konuşan TJA Aktivisti Şadiye Manap, “Egemenlerin kendi çıkarları için halkların birbirine düşürüldüğü ve toplumların karıştırıldığı bu süreçte mücadelemizi daha da büyütmemiz gerekiyor. Tarih boyunca kendi kendimizi yönetmekten uzaklaştırıldık. Oysa kendi kendini yönetemeyen toplumlar savunmasızdır. Temel haklarını talep etmek ve bunda ısrar etmek çok önemlidir. Bunun için örgütlülüğün artırılması gerekiyor” dedi. 
 
Ardından konuşan Prof. Dr. Sedat Benek, “Türkiye genelinde sosyo-ekonomik parametrelere göre şu an da 79’uncu sırada. Eğitim açısından da 79’uncu, en genç işsiz nüfus birinci sırada. Tarım açısından bu kadar zengin olmasına rağmen Türkiye’de en çok mevsimlik işçi veren kenttir. Ekonomik potansiyel açısından en zengin illerden biridir. Tüm bunlara rağmen gelişmişlik açısından son sıralarda yer alıyor” diye konuştu. 
 
‘300-400 BİN MEVSİMLİK TARIM İŞCİSİ’
 
Türkiye’de topraksız köylüyü topraklandırmak için 9 kanun çıktığını hatırlatan Benek, “Urfa’da bir buçuk milyon dekar köylüye dağıtılıyor. Daha sonra bu karar iptal ediliyor ve köylüye verilen topraklar geri alınıyor. Bundan dolayı kırdan kente göç başlıyor. Daha sonra siyasi nedenlerle kente göçler yaşanıyor. Urfa’ta tüm kuramları alt üst eden bir kentleşme başlıyor. Kentin çeperinde hala çok ciddi anlamda mevsimlik tarım işçisi var. Yıllık 300-400 bin mevsimlik tarım işçisi yıllık 57 kentte dağılıyor” ifadelerini kullandı. 
 
Son olarak konuşan Prof. Dr. Mahmut Kaya da, “Göç eden insanlar iki şekilde göç ediyorlar. Birincisi gönüllü göç dediğimiz kendi istekleriyle, iradeleriyle göç edip farklı yerlere gitmesidir. İkincisi de zorunlu göç dediğimiz yerinden edilme şeklinde olan göçlerdir. Bunlar çatışmalar, savaşlar, kıtlık, afet, deprem gibi meseleler üzerinden göç eden insanlar var. Göç çokça tartışıldığı üzere hem pozitif hem de negatif yönleri olan bir olgudur. Burada kritik nokta göç yönetimidir. Türkiye'nin kendi içerisindeki sebeplerden kaynaklı göçler olsun, gerek uluslararası göç olsun göç yönetimi kritik bir noktadır. Kamu kurumları, yöneticiler, sivil toplum kuruluşları yani ev sahibi toplum dediğimiz göç edenleri karşılayan toplum ya da topluluklar, bu yönetimi karşılıklı işbirliği ve belli bir insan hakları anlayışıyla yürütmediği zaman krize dönüşebilen bir şeydir” şeklinde konuştu. 
 
‘URFA ORTADOĞU’NUN RESMİDİR’
 
Riha’nın bir göç şehri olduğunu belirten Kaya, “Tarihsel olarak başından beri bir kavşaktır. Zaten Urfa'nın isim köküne de baktığınızda kavşak anlamı çıkıyor. Kürtçe'deki ‘Rê’ dediğimiz isim de oradan geliyor. Yol geçen nokta gibi düşünebilirsiniz. Bugün de mesela yine o küçük bir Ortadoğu'yu andıran şekilde etnik olarak, mezhepsel olarak, yaşanmışlıklar ve dinsel olarak çok mozaik olan bir şehirdir” dedi. 
 
Çalıştayın ilk günü soru-cevap bölümüyle son buldu. 
 
Yarınki oturumlarda Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, Esenyurt Belediyesi Başkanı Ahmet Özer ve birçok akademisyen yer alacak.